UTANSIN.

2013-02-26 16:59:00
UTANSIN. |  görsel 1

Devamı

YA KUR'ÂN,YA HÜSRÂN

2013-02-26 14:20:00
YA KURÂN,YA HÜSRÂN |  görsel 1

YA KUR'ÂN YA HÜSRÂN ÜÇÜNCÜSÜ YOK!   Yakuttan, zümrütten medet boşuna, Hepsi bir gün döner, çakıl taşına. Geç kalma.. Bakıp da o genç yaşına, ... Sanma ki; önünde seçenekler çok; Ya ÎMÂN, ya İSYÂN, üçüncüsü yok.. Dünyanın serveti, şehveti sahte; Bir kefen kadardır, vefâsı ahde. Boğma vicdânını, meyde, kadehte, Sanma ki; önünde, seçenekler çok; Ya AHLÂK, ya HELÂK, üçüncüsü yok.. Sen, şerefli doğdun, şerefli yaşa, O bencil nefsini, vur taştan taşa; Yoksa çıkamazsın, şeytanla başa. Sanma ki; önünde, seçenekler çok; Ya CENNET, ya CİNNET, üçüncüsü yok.. İnsanlık yanıyor, ateş bacada, Fitneler kaynıyor, binbir locada, Umut kuyrukları, ‘cinci’ hocada; Sanma ki; önünde, seçenekler çok; Ya İZZET, ya ZİLLET, üçüncüsü yok.. Bir kere baktın mı, kalkıp seherde? Kapılar açılır, gök perde perde. Sordun mu Kurân’a, kurtuluş nerde? Sanma ki; önünde, seçenekler çok; Ya ŞÜKÜR, ya KÜFÜR, üçüncüsü yok.. Dağlara özenip, tepeden bakma, Mezar taşlarına, rütbeni çakma, Şu cennet köşkünü, kibirle yakma; Sanma ki; önünde, seçenekler çok; Ya İHLÂS, ya İFLÂS, üçüncüsü yok..   Bırak.. O “çağdaşlar”, ne derse desin, Hayat bir sınavdır, bu hüküm kesin, Secde et ki; varsın, Allah’a sesin; Sanma ki; önünde, seçenekler çok; Ya ... Devamı

FETİH MARŞI

2013-01-06 23:56:00
FETİH MARŞI |  görsel 1

FETİH MARŞI     Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek; Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek; Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden…. Senin de destanını okuyalım ezberden… Haberin yok gibidir taşıdığın değerden… Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın… Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini… Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini? Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın; Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır. Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır. Haydi artık uyuyan destanını uyandır.! Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.! Delikanlım, işaret aldığın gün atandan Yürüyeceksin… Millet yürüyecek arkandan! Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan…. Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın; Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin! Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın! Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın… Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!   ARİF NİHAT ASYA  ... Devamı

RESULULLAH (S.A.V) AĞLIYOR...

2013-01-06 23:41:00
RESULULLAH (S.A.V) AĞLIYOR... |  görsel 1

RESULULLAH (S.A.V) AĞLIYOR... Resulullah ağlıyor Ümmet görmüyor Kızıla bürünmüş gökyüzünde Kapkara bulutlar ağlıyor Göz yaşlarına sema eşlik ediyor Ay eşlik ediyor Kuşlar böcekler mahlukatı alem Toprak bile beraber ağlıyor Resulullah ağlıyor ümmet görmüyor Yetimlerine ağlıyor. Oda yetimdi ya Bu acıyı iyi biliyor Ama ümmet hâlen uyuyor. Resulullah ağlıyor,ümmet görmüyor Çeçenistana,Filistine,Afganistan'a Namusu kirletilmiş,Iraktaki bacıların Arşı ağlatan feryadına Dünyadaki tüm malzum müslümanlara ağlıyor Ama ümmet hâlen uyuyor. Resulullah ağlıyor,hıçkırıkları kulaklarımda Yetim kalmış ümmetine ağlıyor Hani nasihat etmiştiya müminlere, Dünyanın bir ucunda müslümanın parmağına diken batsa, Benim kalbim sızlar diye Resululah ağlıyor ümmet uyuyor Dünya hiç bu kadar zulüm etmemişti müslümanlara Melekler eşlik etmiyor,sanki yaptığımız dualara Toprak bile küsmüş sanki mahsul vermiyor Eskisi gibi tüm dünyaya Resulullah ağlıyor ümmet görmüyor Malzum müslüman kanları Bakın artık dünya kızıla bürümüş Ama ümmet hâlen uyuyor. Resullah ağlıyor. Yanında adaletin babası Ömer ağlıyor Ebubekir sıddık ağlıyor. Hz. Osman ağlıyor, Allahın aslanı Ali ağlıyor,ashabı kiram ağlıyor Ama ümmet hâlen uyuyor. Resulullah ağlıyor Dünyadaki yetimlerine ağlıyor Göz yaşları sanki sel olmuş Dünyayı basıyor. Ama ümmet hâlen uyuyor. Resulullah ağlıyor Ümmete sitem ettiğini söylüyor Sitemi Allah'a varıyor Akşamlar birazdaha zalim sanki Yıldızlar eskisi gibi parlamıyor Uyanmayan ümmet bizleri Kimbilir ne gazaplar bekliyor... Devamı

EY SÖZDE PROFESÖR!

2013-01-06 23:24:00
EY SÖZDE PROFESÖR! |  görsel 1

EY SÖZDE PROFESÖR!   Ey sözde profesör ! Ey fitnenin çomağı ! Ey postal yalakası, Ergenekon yamağı. Ey ! Kur’ân’ı, nefsine âlet eden maskara, Ekranda oynaşmanın, karşılığı kaç para ?.. ... Dinle ey sözde hoca ! Tapıyorsun kendine, Azgın seller gibisin, sığmıyorsun bendine. Şuûraltı çöplüğün, cinsel putlarla dolu; Şehvetlerle süslüdür, bil ki cehennem yolu. Ey ! İlim ahlâkının, müzminleşen yarası, İlâhiyat mensûbu zümrenin yüz karası. Ey ! Ulusal yardakçı, ihânet şampiyonu, Siyonist eşkiyanın, Ortadoğu piyonu. Ey ! Reenkarne olmuş, medya maymunu kişi; Zâtınızın dünyaya, bu kaçıncı gelişi ? Ey müslüman düşmanı ! Ey câmi köstebeği ! Secdesiz güruhların, baş tâcı, gözbebeği. Ey şeref sahtekârı ! Şarlatanlık ustası; Tıbbın gözünden kaçan, klinik ruh hastası. Ey ! Tepeden tırnağa, kibir kuşanan yobaz, Yosmalara kur yapan, kaşarlanmış hokkabaz. Ey tescilli psikopat ! Ey şan, şöhret delisi ! Ey iblisin kuklası ! Çirkefin şeddelisi. Ey ! Lânetli şeytanın, sağdan yanaşan türü, Ne yazık ki; peşinden, gelenler var birsürü. Her nefsâni fetvâna, bayılıyor “çağdaş”lar; Bilirsin ya toplumda, çürüme böyle başlar. Cinneti; “ahlâk” diye, satıyorsun pazarda, Ahlâkı öğrenmezsen, öğretirler mezarda… Dinle ey profesör ! Gitmese de hoşuna, Haddini bilmiyorsan, bildiklerin boşuna. İrfandır.. İnsanları, yücelten ortak payda; Ârif olmayan kişi, âlim olsa ne fayda ? Sûret-i Hak maskesi, bil ki seni aklamaz, İslâm’a iftirâyı, toprak bile paklamaz. Sen ki; insanlık için, veb&ac... Devamı

Yaradır borandır destandır Sarıkamış

2013-01-06 22:16:00
Yaradır borandır destandır Sarıkamış |  görsel 1

Yaradır borandır destandır Sarıkamış     Sarıkamış, borandır Sarıkamış, Sarıkamış ayazdır, destandır Sarıkamış, Sarıkamış evlattır tam doksan bin. Evladı buz kesmiş, evladı toprak olmuş, Tam doksan bin anadır Sarıkamış. Doksan bin anadır Sarıkamış. Yaradır Sarıkamış, Borandır Sarıkamış, Destandır Sarıkamış.   Devamı

Bir tarih yarıldı Sarıkamış’ta

2013-01-06 22:12:00
Bir tarih yarıldı Sarıkamış’ta |  görsel 1

Bir tarih yarıldı Sarıkamış’ta     Mehmedim çarıksız Yemenden gelmiş, Pak beden mor oldu Sarıkamış’ta, Gök mavi yer beyaz, kefeni almış, Bir tufan görüldü Sarıkamış’ta. Hoşaftı menusu yağsız yemekler, Öğünler bir oldu Sarıkamış’ta, Ağlaştı mevcudat ve de melekler, Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış’ta. ... Yıldızlar ağlaştı bulutlar indi, Defterler dürüldü Sarıkamış’ta, Namlular yırtıldı taşlar delindi, Bir tarih yarıldı Sarıkamış’ta.   Devamı

Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse...

2009-06-23 15:41:00

   بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم. Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse... _____________________________________Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse, Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı, Merak ediyorum neler yapacağınızı Biliyorum ama Böylesine şerefli bir konuğa açacağınızı en güzel odanızı, Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını, Ve inandırmaya çalışacağınızı, Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı; Gerçekten evinizde ona hizmet etmekten alacağınız hazzı Fakat söyleyin bana, Efendimizi evinize doğru gelirken gördüğünüzde, Onu kapıda mı karşılayacaksınız? Yoksa onu içeri almadan önce, aceleyle, Bazı dergileri, gazeteleri çarçabuk saklayıpYerine Kur'anı mı koyacaksınız? Peki hala Amerikan filimlerini seyredecek misiniz televizyonda? Yoksa kapatmaya mı koşacaksınız aceleyle, O size kızmadan önce? Kimbilir? Belki de ağzınızdan hiç çıkmamış olmasını mı dilerdiniz, Hatırlayamadığınız en son çirkin kelimeyi Peki ya dünyalık müziğinizi, kasetlerinizi de saklayacak mısınız? Ve bunun yerine ortalığa, Kitaplığınızın raflarında tozlanmış, Hadis kitapları mı çıkaracaksınız? Hemence içeriye girmesine izin verecek misiniz? Yoksa teleşla ne yapayım diyerek, Sağa sola mı koşturacaksınız? Merak ediyorum: Eğer Peygamber Efendimiz, Bir kaç günlüğüne sizinle birlikte yaşasa, Yapmaya devam edecek misiniz, Her zaman yaptığınız şeyleri? Ailenizdeki sohbetler eski halini koruyacak mı? Her yemekten sonra sofra duası etmeyi,... Devamı

VAKİT AKŞAM

2009-05-06 20:29:00

VAKİT AKŞAMVakit akşam, gün ölmek üzereGüneş ışıklarını topluyor eşyanın üzerindenKızılcakıyameti kopuyor dünyanınKara kefenini giyiniyor günGünün rengi soluyorEşyanın cezvesi yitiveriyorHatırla ki, seninde akşamın olacak bir günÖmrünün ışıkları solacakHayatının perdesi çekilecekSeninde kıyametin kopacakDudaklarında donacak gülüşün güneşiZaman uçurumun olacakGelen günün güneşi sana doğmayacakUnutulacaksın ve hattaUnutulduğun bile unutulacakİsmin anılmayacak orda buradaKimse yolunu gözlemeyecekÜzerinden bütün ışıklar çekilecek veSenin de akşamın olacakŞimdi akşamGün akşamdır unutmaÖlmeden önce bil öleceğini ki yaşatıldığını fark edesinHerkesin senden uzak duracağı ölüm anını hatırla kiSende şimdi herkesten ve her şeyden uzaklaşıp Rabbine yanaşasınSeni, sen yokken de bilen RabbinSen öldükten sonrada bilecek elbetHerkesin unuttuğu yerde seni bir O hatırlayacakÖmrünün gecesinde, güneşi sana yalnız O getirecekHatırını yalnız O bilecekŞimdi akşam sende Onu anŞimdi sende Onun hatırına var secdeyeŞimdi akşam ve şimdi akşam namazı vaktiSENAİ DEMİRCİ... Devamı

Hic bilenle bilmeyen bir olurmu

2009-04-02 22:30:00

"Hic bilenle bilmeyen bir olurmu?"     (Kuran-i Kerim)Olmaz ya... Tabii... Biri insan, biri hayvan!Öyleyse <> denilen yüz karasındanKurtulmaya azmatmeli bastan basa millet.Kafi degilmi, yoksa bu son ders-i felaket?Son ders-i felaket neye mal oldu? Dusunsen:Beynin eriyip yas gibi damlardi gozunden!"Son-ders-i felaket" ne demektir? Su demektir:Gelmezse eger kendine millet, gidecektir!Zira, yeni bir sadmeye(carpma) artik dayanilmaz;Zira, bu sefer uyku olumdur, uyanilmaz!Coskun, koca bir sel gibi, daim beseriyyet,Mustakbele kosmakta verip seyrine siddet.Daglar, ucurumlar, ona yol vermemek ister...Lakin o, ne yuksek, ne de alcak demez orter!Akvam(kavimler, milletler) o buyuk nehre katilmis birer irmak...Elbet katilir... Hangisi ister geri kalmak?Bizler ki bu muthis, bu muazzam cereyanlaUgrasmaktayiz... Bak, ne kadar cilginiz anla!Ugras bakalim, yoksa isin, hey saskin!Kursun gibi sur'atli, denizler gibi taskinBir caglayanin menba-i dehhasina(gayet dehsetli) dogruTirmanmaya benzer, yuzerek, baska degil bu!Ey katre-i avare(zavalli damla), bu cusun, bu hurusunAhengine uymazsan, emin ol, bogulursun!Yillarca, asirlarca suren uykudan artik,Silkin de muhitindeki zulmetleri yak, yik!Bir baksana : gokler uyanik, yer uyaniktir;Dunya uyanikken uyumak maskaraliktir!Eyvah! Bu zilletlere sensin yine illet...Ey derd-i cehalet, sana dusmekte bu millet,Bir hale getirdin ki, ne din kaldi, ne namus!Ey sine-i islam'a coken kapkara kabus,Ey hasm-i hakiki, seni oldurmeli evvel:Sensin bize dusmanlari ustun cikartan el!Ey millet uyan! Cehline kurban gidiyorsun!islam'i da <> diye tutmus yediyorsun!Allahtan utan! bari birak dini elinden...Gir les gibi topraklara kendin, gireceksen!Lakin, ne demek bizleri Allah ile iskat(susturmak)?Allahtan utanmak da olur, ilim ile... Heyhat!Muslumanlik sizi gayet siki, gayet saglam,Baglamak lazim iken, anlamadim, anliyamam,Ayrilik hissi nasil girdi sizin beyninize?Fikr-i kavmiyyeti seytan mi sokan zihninize?Birbirind... Devamı

ÜŞÜYORUM

2009-03-31 19:43:00

ÜŞÜYORUM Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpırUzak çok uzak bir yerleri özlüyorumGözlerim parke parke taş duvarlardaAçılıyor hayal pencerelerimHafif bir rüzgar gibi süzülüyorumKekik kokulu koyaklardan aşarakGüvercinler ülkesinde dolaşıyorBir çeşme başı arıyorumYarpuzlar arasında kendimi bırakıpMis gibi nane kokuları arasındaRuhumu dinlemek istiyorumZikre dalmış her şeyGüne gülümserken papatyalarDualar gibi yükselir ümitlerimGüneşle kol kola kırlarda koşarakSiz peygamber çiçekleri toplarkenBen çeşme başında uzanmak istiyorumHuzur dolu içimdeBen sonsuzluğu düşünüyorumEy sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorumDurun kapanmayın pencerelerimGüneşimi kapatmayınBeton çok soğuk, üşüyorum…Muhsin YAZICIOĞLU ... Devamı

YAĞMUR

2009-03-31 10:38:00

YAĞMUR Vareden'in adıyla insanlığa inen NurBir gece yansıyınca kente Sibir dağındanToprağı kirlerinden arındırır bir yağmurKutlu bir zaferdir bu ebabil dudağındanRahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayatEn müstesna doğuşa hamiledir kainatYıllardır bozbulanık suları yudumladımBir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsallarıYağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydımHasretin alev alev içime bir an düştüDeğişti hayal köşküm, gözümde viran düştüSonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimdeYağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştüİhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'ninGökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarlaMehtabını düşlerken o mühür sahibininSarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarlaEvlerin anasına dikilir yeşil bayrakYeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurakZaman, ayaklarımda tükendi adım adımHeyula, bir ağ gibi ördü rüyalarımıÇölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydımYağmur, gülşenimize sensiz, baldıran düştüDüşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştüYenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tariheHer sayfada talihsiz binlerce kurban düştüBir güzide mektuptur, çağların ötesindenUlaşır intizarın yaldızlı sabahınaYayılır o en büyük muştu, pazartesindenBeyazlık dokunmuştur gecenin siyahınaSusuzluktan dudağı çatlayan gönüllerinSükutu yar, sevinci dualar kadar derinÇaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydımBir cezir yaşadım ki, yaşanmamış, mazideDokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydımSensiz kaldırımlara nice güzel can düştüYarılan göğsümüzden umutlar bican düştüYağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddinEn son, avucumuzdan inci ve mercan düştüMelekler sağnak sağnak gülümser maveradanGümüş ib... Devamı

Mehmet Akif'in Efendimiz için yazdığı şiir

2009-03-09 16:50:00

Mehmet Akif'in Efendimiz için yazdığı şiirOn Dört Asır Evvel Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!Neden görecekler, göremezlerdi tabii;Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi,Bir kerede, mamure-I dünya, o zamanlar,Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi.Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin.Salgındı, bugün şarkı yıkan, tefrika derdi.Derken, büyümüş kırkına gelmişti ki öksüz,Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma'sum,Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi!Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı dirildi;Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi geberdi!Alemlere rahmetti evet şer-i mübini,Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi.Dünya neye sahipse, O'nun vergisidir hep;Medyun ona cemiyyet-i, medyun O'na ferdi.Medyundur o masuma bütün bir beşeriyetYa Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.Mehmet Akif Ersoy ... Devamı

Osmanlı Sultanlarının Peygamber sevgisi

2009-03-09 15:29:00

Osmanlı Sultanlarının Peygamber sevgisi nasılmış bakınız.   Gitmesin nâm-ı şerifin bu dilimden dem-be-demDertli gönlüme devadır can bulur ondan safâ,Umaram her bir adın başka şefaat eyleye,Ahmed ü Mahmud Ebu'l-Kasım Muhammed Mustafa(s.a.v)                            Kanuni Sultan SüleymanNola tacım gibi başımda götürsem daim, Kademi resmini ol Hazret-i Şah-ı Rusül'ün,Gül-i gülzar-ı nübüvvet o kadem sahibidir,Ahmeda durma yüzün sür kademine o gülün,                             Sultan I. Ahmed; Ümmetinden en hakir ü bi-kesem ben ya Resul,Hazretine ettiğim vird ü salatı et kabul,Aciz-ü Meftuni'yi cennat-ı adne et kabulEs-salat u ve's-selam ya sadıka'l- Va'di'1-Emin                             Sultan II. Mustafa;Eşiğinde abd-i memluk ol müdam,Ondan özge yoktur a'la-yı meram,Saltanat budur Neciba bil tamam,Şimdi zat-ı Mücteba'ya aşıkım.                            Sultan III. Ahmet; Bin salat ile selam eyler revân-ı pâkine,Eyler İlhami rica nakd-i şefaat ruhsatın,Koyma ya Rabbi dili tab u teb-i isyanda,Ebr-i lutfundan bana neşr eyle ab-ı rahmetin.                            Sultan III. Selim  ... Devamı

EY MEVTÂ

2008-10-24 20:56:00

             EY MEVT Düne kadar aboneydin harama;Hep derdin ki: '' Sözüm geçer parama.''Şimdi musallada, boşa arama ;Banka vezneleri yok tabutların ,Söyle, biraz avans versin putların !.Tapular bıraktın, valiz dolusu,Vârisler şimdiden, kurdular pusu.Niye getirmedin ? Hayret doğrusu ;Gerçi, bagajları yok tabutların,Bir taksi tutardı, sana putların...Ahlâk felsefende, çağdaşlık maşa,Üçbeş fâhişeyle, güreştin başa.Haydi.. Bu gece de, kaçamak yaşa;Gümüş şamdanları, yok tabutların,Söyle, birkaç mum getirsin putların !.Hep aşkta kazandın(!) ,verdin kumarda,''Dolaşmalı'' derdin, ''rakı damarda''Biraz ayıldın mı bu son şamarda ?   Amerikan barı, yok tabutların, Söyle de cin tonik versin putların !.Nerde şimdi, beş yıldızlı oteller ?O hüzzam faslına, dem tutan teller ?Nerde, o rakseden incecik beller ?Dansözü, şantözü yok tabutların ,Zil takıp oynasın, şimdi putların !.Yaşarken, sen de bir saplantı vardı;Minâreler, sanki sana batardı.Hele sabahları, tepen atardı;Gördün ya.. Konforu yok tabutların,Söyle de, bir döşek sersin putların !.Ne kadar büyüktü dindara kinin.Hacıya, hocaya uzardı dilin.Konuşsana mevtâ ! Bitti mi pilin ?Oksijen tüpleri yok tabutların,Söyle de bir nefes versin putların.''Uyandım'' diyorsun, lâkin boşuna;Gördün.. Bakmıyorlar hiç göz yaşına''Ey mevtâ !. Kaldın mı, yalnız başına''İmdat düğmeleri, yok tabutların,Üzülme.. Kurtarır (!) seni putların .CENGİZ NUMANOĞLU... Devamı