<KOCAYUSUFTAN ŞİİRLER-1>


KOCAYUSUFTAN ŞİİRLER-1

  • 24/10/2008 - EY MEVTÂ


  •              EY MEVTÂ

     

    Düne kadar aboneydin harama;
    Hep derdin ki: '' Sözüm geçer parama.''
    Şimdi musallada, boşa arama ;


    Banka vezneleri yok tabutların ,
    Söyle, biraz avans versin putların !.


    Tapular bıraktın, valiz dolusu,
    Vârisler şimdiden, kurdular pusu.
    Niye getirmedin ? Hayret doğrusu ;


    Gerçi, bagajları yok tabutların,
    Bir taksi tutardı, sana putların...


    Ahlâk felsefende, çağdaşlık maşa,
    Üçbeş fâhişeyle, güreştin başa.
    Haydi.. Bu gece de, kaçamak yaşa;


    Gümüş şamdanları, yok tabutların,
    Söyle, birkaç mum getirsin putların !.


    Hep aşkta kazandın(!) ,verdin kumarda,
    ''Dolaşmalı'' derdin, ''rakı damarda''
    Biraz ayıldın mı bu son şamarda ?

     

     Amerikan barı, yok tabutların,
    Söyle de cin tonik versin putların !.


    Nerde şimdi, beş yıldızlı oteller ?
    O hüzzam faslına, dem tutan teller ?
    Nerde, o rakseden incecik beller ?

    Dansözü, şantözü yok tabutların ,
    Zil takıp oynasın, şimdi putların !.


    Yaşarken, sen de bir saplantı vardı;
    Minâreler, sanki sana batardı.
    Hele sabahları, tepen atardı;

    Gördün ya.. Konforu yok tabutların,
    Söyle de, bir döşek sersin putların !.


    Ne kadar büyüktü dindara kinin.
    Hacıya, hocaya uzardı dilin.
    Konuşsana mevtâ ! Bitti mi pilin ?


    Oksijen tüpleri yok tabutların,
    Söyle de bir nefes versin putların.


    ''Uyandım'' diyorsun, lâkin boşuna;
    Gördün.. Bakmıyorlar hiç göz yaşına
    ''Ey mevtâ !. Kaldın mı, yalnız başına''

    İmdat düğmeleri, yok tabutların,
    Üzülme.. Kurtarır (!) seni putların .


    CENGİZ NUMANOĞLU

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 7/6/2008 - Başörtüsünü bir sancak gibi yapan Eliftiniz.
  •  

        Başörtüsünü bir sancak gibi yapan Eliftiniz.

     

     

    O gün ayetler, sizin omuzlarınızdan söz ediyordu..

                               Başörtüsünü bir sancak gibi yapan Eliftiniz.

    İnce Ceylan derisinde, sülûs yazılarla, süslü ''Nur'' ayetlerinin şavkıydı dalgalanan..

    Üç küçük ağaç dallarını size dönüp çiçeğe döndü O gün.

    Rüzgar bazen pervaz ediyor, ince beyaz çiçeklerin arasından süzülüp, sizin başörtünüzde duruluyordu...

    Ve derken..

    Gökte, güneş gelip başınızın üstünde durdu..

    Hüznün şerefelerinde mavi ezan çiçekleri açıldı...

    Siz.. bir zulmün üzerine yürür gibi yürüdünüz..

    Siz.. ayetlerde omuzlarından söz edilenlersiniz

    Siz.. yeryüzünün bütün meydanlarında başörtüsünü birer sancak gibi taşıyanlarsınız..

    Siz.. iffet ve namus timsalleri...

    yeryüzünün zümrüt parıltılarısınız...

    Siz.. yeryüzüne sığmayan, iman çağlayanlarısınız..

     

    Ve Sizler BACILARIM..

    Başörtüsü için çile çeken, gözyaşı döken bacılarım...

    Allah yolunda her türlü tehdide, işkenceye, zulme göğüs geren, dövülen, horlanan..

    Sözlerinde, özlerinde gönüllerinde imanın nurunu dalgalandıran..

    Allah için, seherlerde kanlı gözyaşları arş-ı alaya dayanmış sizler...!

    BACILARIM... SİZLERE SELAM OLSUN!

    Ve sizler, öyle kimselersiniz ki;

    Allah ve Rasulünü dünyadan ve dünyadakilerden üstün tutanlarsınız...

    - Sizler Allah'tan ümit kesmeyenlersiniz..

    - Sizler Dertlerini sessiz-beyaz dilekçelerle Allah'a sunanlarsınız..

    - Sizler istediklerini yalnız ve yalnız Allah'tan isteyenlersiniz..

    Ve sizler..

    -Allah'ın mahşerdeki hesabını unutup, size alaylı gözlerle her türlü acımasızlığı yapanların yüzüne;

    Şanlı direnişinizi tokat gibi çarpan sümeyyelersiniz..

    SİZLERE SELAM OLSUN..

     

    Bakın! duyuyormusunuz..

    İşte ecdadın sitemkar sesleri

    Şanlı ecdadın mezarlarında kemikleri sızlıyor..

    Vatan için, millet için, bayrak için, Kur'an için, başörtüsü için, namus için can vermiş.. Şehit olmuş şanlı ecdad..

    Bizler, ümmetin erkekleri boynumuz eğik.. Ama onlar.. onlar medar-ı iftiharlarınız..

    Mezarlarında rahat uyumayan yüzbinlerce şehid'in al kanları..

    BACIM

    İnan ki, senin başörtünde gül bahçesine dönüşmüş..

    Onların kanları boşa akmamış..

    Onlar gül bahçelerini sulayan; Eyyub El-Ensariler, Ulubatlı Hasanlar, Sütçü imamlar, Akifler..

    Ey Sütçü imam.. İki bacımızın yaşmağını aldılar diye maraşı kana buladın..

    HEYHAT..!

    Gel görki, şimdi senin şuuruna ne kadarda da muhtacız..

    Hakkını helal et!

     

    Senin emanetine sahip çıkamadık..

    Senin huzurunda duracak yüzümüz yok..

    Bacılarımızın, kızlarımızın derdine derman olamadık..

    Onlar okumak istiyorlar..

    Ama gel görki senin torunlarını başörtülü diye sokmuyorlar okullarına..

    O gün fransız, ingiliz yunan dölleri;  Bayrağa, başörtüsüne, namusa el uzatıyordu..

    Bugün adı müslüman olan, Mehmetler, Ayşeler maalesef birer başörtüsü celladı kesilmişler..

    Başörtüsünü düşman bellemişler..

    BACIMIN İFFETİ BATMAKTA REZİLİN GÖZÜNE..

    ACIRIM TÜKRÜĞE BİLLAHİ ! TÜKÜRSEM YÜZÜNE

    diyor merhum Akif

    Reziller görevlerini yapıyorlar..

    Peki ya bizler? Adı müslüman olan bizler..

    Lafı gelince mangalda kül bırakmayan bizler, üzerimize sanki ölü toprağı serpilmiş..

    Evlerimizdeki rahat koltuklarımızdan onların gözyaşlarını izliyoruz.

    utanmadan.. utanmadan..

     

    Ve SEN   okula alınmayan, gözyaşları arş-ı alayı titreten BACIM.. BAKAMIYORUM YÜZÜNE.. UTANIYORUM..

    Sana karşı vazifemi yapamadım.. Beni affet..

    Biliyorum.. O her şeyin hesabının hakkıyla sorulduğu yerde, yakama yapışacaksın..

    sana diyecek sözüm yok.. Tükür.. Tükür yüzüme.. bacım..

    Tükür.. Tükür..

    Benim şahsımda adı erkek diye geçinenlerin hepsinin yüzüne tükür..!

    AH BACIM..

    Senin gözyaşlarını görecek gözlerimizin önünde, şimdi neler var neler..

    Paralar.. altınlar.. evler.. dünyalıklar..

    Senin yaşadıklarını hissedecek yüreğimizde öyle bir pas varki, kapkara..

    Kalplerimiz ise taş kesilmiş.. kaskatı olmuş..

    Ah BACIM   ah..

    Sen   yinede üzülme..

    Hergün beraber olduğun insanlar, hemde adı müslüman olan bunca insan,

    annen, baban, kardeşlerin, bizler, kısacası hepimiz..

     

    Bu kayıtsız hali, lakayıt hali, seni düşündürmesin.. ağlatmasın..

    Bizler vazifemizi yapamasakta sen yine de üzülme..!

    Ümitvar ol..

    BACIM..

    Unutma! tez geçer zulmün ezası. Sabretmeyi bileceksin tamam mı?

    * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

    Çevirmez ahını Allah öksüzün Pek basittir, devrilmesi köksüzün Her kim olsa haksızlığı haksızın Suratına çalacaksın tamam mı?

    * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

    Yolunuz her zaman Allah yoludur! Bu öyle bir çileki, kökü şehid kanıdır! Hak haklının en mukaddes malıdır. Vermezlerse alacaksın tamam mı?

    * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

    Yalana hayır, bu gerçeğe evet Mücadeleden yılma, kalsanda tek fert Birde ötesi var, buranın elbet, Nasıl olsa güleceksin... güleceksin... Güleceksin tamam mı?  * * * * * * * * * * * * * * * * * * * ALLAHIM,  Bizlere yüzümüz ağırtan böyle nesiller verdiğin için sana şükürler olsun..

     

    ALLAHIM,  Ayakları senin davanda sabit olan bu güzide evlatları, bütün ümmeti muhammede ibret eyle, rehber eyle..

    ALLAHIM,  Bütün bu yapılanlar, ümmetin dağınıklığından.. En kısa zamanda bütün müslümanlara, birbirini sevmeyi, birbirleriyle kardeş olmayı ve birleşme şuurunu nasip eyle..

    ALLAHIM sen Mevlamızsın..  Bizleri bağışla.. bizleri şuurlandır.. gözlerimizi aç.. kalplerimizi yumuşat.. ayaklarımızı kaydırma.. davamızda zafer nasip eyle..

    AMİN... AMİN... AMİN  * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

     

     http://www.basortu.net/include.php?path=start.php

     
    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 5/6/2008 - Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?
  •  

    Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?

    Eşarbı vakkodan alınmış bone
    İnanması çok zor ALLAH'IM bu ne
    Altında pantolon modaymış gene
    Giyinmek manası örtünmek inan
    Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?

    Daracık pardösü yırtmaç yarısı
    Tamamen ortada vücut yapısı
    Başları döndürür parfüm kokusu
    İnsanın ziyneti hayadır inan
    Bu fetvayı kimden aldın Müslüman?

    Ten rengi çoraplar görmez setreni
    Modada geçecek alman Ketreni
    Eli kolu kuyumcu vitrini
    İslami yaşayış bu değil inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Moda diye bizi soydular
    Örtümüzü alıp bir kenara koydular
    Bizi öyle görüp sevinç duydular
    Bizim dinimizde bu yoktur inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Modern Müslüman'ın işi pratik
    Evinde eşyası hep otomatik
    Dokun parmağını bütün işler bitik
    Bu rahatlık bizi bizden aldı
    Müslüman Sadece mutluluk bu değil inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Sabah gezmesinde kahveler fallar
    Çarsı pazarlarda aşındı yollar
    Oğlum kızım diyeyığıldı mallar
    Hayatın gayesi bu değil inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Kimisi avamdan kimisi derviş
    Gözleri sürmeli topuk bir karış
    Modern Müslümanlar böyle giyermiş
    İslam'ın özünde bu yoktur inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Üstünde pantolon kılarsın namaz
    Ne olur sözümü dinlesen biraz
    Rasulullah seni böyle tanımaz
    Sünneti yaşamış olmazsın inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Zamanı çaldı dizi filmler
    Rafları süsledi cilt cilt ilimler
    Bizi görse kahrolurdu alimler
    İslami yaşayış bu değil inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Süslenir püslenir gezer düğünde
    Yeri baş köşedir paralı günde
    ALLAH için nefes tüket bir günde
    İslami yaşayış bu değil inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Bir de deriz Müslüman'ız hepimiz
    Kötülük düşünmem, kalbimiz temiz
    Namaz borcumuzdur elbet bir gün öderiz.

    Gerçek Müslümanlık bu değil inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Sen böyle değildin ne oldu sana
    Kaygı duymuyorsun dininden yana
    Sıyrıldın özünden döndün yabana
    Gerçek hassasiyet bu değil inan
    Bu fetvayı nerden aldın Müslüman?

    Sormayın dertliyim bunlardan yana
    Şanlı tarihine dönüp bir baksana
    Üzülmez mi görse Fatıma ana
    ALLAH seni konu yaptı Kurân'a
    Nisa suresinde geçiyor inan
    Neden açıp okumuyorsun Müslüman?

     

    YAZAN: ANONİM

     

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 6/5/2008 - MAHALLE KAHVESİ
  •  

        MAHALLE KAHVESİ

     

     

    Çamurlu bir kapı, üstünde bir değirmi delik;
    Önünde tahta mı, toprak mı? sorma, pis bir eşik.
    Şu gördüğün yer için her ne söylesen câiz;
    Ahırla farkı: O yemliklidir, bu yemliksiz!
    Zemini yüz sene evvel döşenme malta imiş...
    "İmiş"le söylüyorum, çünkü anlamak uzun iş.
    O bir karış kirin altında hangi maden var?
    Tavan açık kuka renginde; sağlı sollu dıvar,
    Maun cilâsına batmış tütünlü nargileden;
    Duman ocak gibi çıkmakta çünkü her lüleden.
    Dikilmiş ortaya boynundan üstü az koyu al.
    Vücudu kapkara, leylek bacaklı bir mangal.
    Kenarda, peykelerin alt başında bir kirli
    Tomar sürükleniyor, bir yatak ki besbelli:
    Çekilmiş üstüne yağmurluğumsu bir pırtı,
    Zavallının güveden hep liyme liyme sırtı.
    Kurur bir örtünün üstünde yağlı bir mendil:
    Ki "ben tependen inersem" diyen hasır zembil

    Onun hizasına gelmez mi? Bir döner şöyle;
    Sicimle kulpuna ilmikli çifte mestiyle!
    Duvarda eski ocaklar kadar geniş bir oyuk,
    İçinde camlı dolap var ya, raflarında ne yok!
    Birinci katta sülük beslenen büyük kavanoz;
    Onun yanında kan almak için beş on boynuz.
    İkinci katta bütün kerpetenler, usturalar...
    Demek ki kahveci hem diş tabibi, hem perukâr,
    İnanmadınsa değildir tereddüdün sırası;
    Uzun lâkırdıya hâcet ne? İşte mosturası:
    Çekerken etli kemiklerle ayrılıp çeneden,
    Sonunda bir ipe, boy boy, onar onar dizilen
    Şu kazma dişleri sen mahya belledinse, değil;
    Birer mezâra işaret düşün ki her kandil!
    .......................................................................
    Seyirciler mütefekkir, güzide bir tabaka;
    Düşünmelerdeki şiveyse büsbütün başka:
    Kiminde el, filân asla karışmıyorken işe,
    Kiminde durmadan işler benân-ı endîşe!
    Al işte: "Beyne burundan gerek" demiş de "hulûl"
    Tahharriyat-i amîkayla muttasıl meşgul!
    Mühendis olmalı mutlak şu ak sakallı adam!
    Zemine, daire şeklinde yaydı bir balgam:
    Abanmış olduğu bir yumru yumru değnekle,
    Mümâslar çizerek soktu belki yüz şekle!

       
    Mehmet Akif Ersoy

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 6/5/2008 - HÜSRAN
  •  

     HÜSRAN

    Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
    İslâmı uyandırmak için haykıracaktım.
    Gür hisli, gür imanlı beyinler, coşar ancak,
    Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım?
    Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?
    Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
    Feryâdımı artık boğarak, na'şını, tuttum,
    Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.
    Seller gibi vâdîyi enînim saracakken,
    Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
    Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
    İnler "Safahât"ımdaki husran bile sessiz!

     
    Mehmet Akif Ersoy

     

     

     

     



     

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    KOCAYUSUFTAN ŞİİRLER
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    DİĞER SİTELERİM


  • KOCAYUSUFTAN ŞİİRLER-2
  • HAK YOL İSLAM-1
  • HAK YOL İSLAM-2
  • BALLAR BALINI BULDUM-1
  • BALLAR BALINI BULDUM-2
  • YENİ FARKLI PENCERE-1
  • YENİ FARKLI PENCERE-2
  • YEŞİLAY-KOCAYUSUF
  • İSLAM VE BİLİM
  • GERÇEK TARİH
  • İSLAM KALBİMİZDE
  • HUZUR İSLAMDA
  • FARKLI PENCERE
  • SARI ÇİÇEK-FORUM
  • İSLAMİ HAYAT
  • DİNİ VİDEOLAR
  • VAAZ DİNLE
  • KURAN DİNLE
  • İLAHİ SÖZLERİ
  • OSMANLICA KURSU
  • BULMACALAR


    TAVSİYE SİTELER

  • MAZLUMLAR VE ZALİMLER-1
  • MAZLUMLAR VE ZALİMLER-2
  • KAVİMLERİN HELAKI
  • İSLAMİYETİN DOĞUŞU
  • YENİ MUCİZELER-1
  • YENİ MUCİZELER-2
  • Kategoriler

    Kategori yok

    Arkadaşlarım

  • igra
  • zerirem

    Kategoriler

    <ŞİİR SİTESİ>

    Reklam














  • 150x200.gif





    canbanner.gif







    katilleri boykot









     Arkadaşına tavsiye et!







    Sayfa: 1 - Toplam: 8

    ÖNCEKİ SAYFA

    |

    SONRAKİ SAYFA



    Image Hosted by ImageShack.us



















    CENGİZ NUMANOĞLU(EY! MEVTA ŞİİRİ)